SANATKÂR KİMLİĞİ İLE SULTAN ABDÜLHAMİD HAN

 
Sultan II. Abdülhamid’in kendisinin de sanatkar olması;eser ortaya koymanın hazzını yaşamasına, yeri geldiğinde bu üretim sürecindeki yaşanan sıkıntıları bizzat gözlemleyerek sanatı korumanın boyutlarının belirlemesinde büyük olanak sağlamıştır.

Sultan Abdülhamid Han;

Osmanlı Devleti’nde Osman Gazi’den V.Reşat’a kadar sanatçı olma vasfını yitirmeyen sultanların sanat himayesi çok daha güçlü ve samimiydi. Elbette bu padişahlar arasında Fatih,Kanuni gibi güçlü iktidarlara sahip idarecilerin devirlerinde sanat hareketleri çeşitlenmiş ve himayede buna göre artmıştır. Ancak sanatla meşgul olmayan,sanatla ilgili olmayan  yöneticiler bile sanatı korumak ve ona destek olmaktan asla geri kalmamıştır. Bu da bizi sanatı korumak ve sanatı desteklemek fikrinin geçmişten gelen bir gelenek ve sanatın sahip çıkılması gereken bir miras olduğunun en değerli kanıtıdır.Osmanlı devlet geleneğinde yönetici olmanın en önemli vasıflarından biri sanatı ve sanatçıyı korumaktı. Şehzadeler çocukluktan itibaren önemli sanat eğitiminden geçmekteydi. Her dönem padişahının sanat sevgisi ve alakasının izlerine günümüzde rastlamak mümkün.

 Vefatının 101.yıl dönümünde saygı,rahmet ve minnetle andığımız II.Abdülhamid Han dönemi; sultanın sanatçı kimliği,sanat eserleri ve sanata olan merakı bağlamında Osmanlı sanatı tarihi açısından öne çıkan periyotlardan biridir. Sultan II. Abdülhamid’in kendisinin de sanatkar olması;eser ortaya koymanın hazzını yaşamasına, yeri geldiğinde bu üretim sürecindeki yaşanan sıkıntıları bizzat gözlemleyerek sanatı korumanın boyutlarının belirlemesinde büyük olanak sağlamıştır. Nitekim sanatı korumaya yönelik bireysel tutumu zaman içinde bilinçli ve sistemli bir devlet politikası haline dönüşmüştü. Padişahlar,siyasetten bir müddet uzaklaşarak kendi birikim ve entelektüel gelişimleri için kültür ve sanat olaylarından yararlanma ve yakından ilgilenme fırsatına kavuşmuşlardı. Sultanın sanatla yakından ilişkisi,çevresinde yer alan sanatkarların eserlerini beğendirme,sultanın takdirini kazanma çabasını da arttırmış bu da kıymetli eserlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Sultan II. Abdülhâmid, başta kendi sarayı olmak üzere desteklediği sanat faaliyetlerinde, eserlerine müdahale eden, karar mercii olan, tasarım belirleyen yönü ile eserin ortaya çıkmasını sağlayan en önemli özneydi. Devletin siyasi ve ekonomik olarak son derece zor bir dönemden geçtiği ve buna bağlı olarak toplumun yaşadığı olumsuzluklar nedeni ile psikolojik olarak üretimden uzaklaştığı oldukça sıkıntılı bir süreçte, Sultan Abdülhâmid’in ahşap sanatına olan ilgisi neticesinde Yıldız’da kurduğu hususi marangozhanesi ve Tamirhane-i Hümâyûn adlı mobilya atölyesi/fabrikası, 19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı mobilya sanatı için önemli bir dönemi açmıştı. Marangozluk sanatı sonucu ona atfedilen eserlerin yanı sıra, sarayda üretilen bütün ahşap eserlerin sanatsal sahibi olarak Sultan II. Abdülhâmid’i gösterebiliriz. Zira o, sarayda hususi marangozhanesi yanında kurdurduğu bu sanat atölyesinin tasarımının, organizasyonun maddi ve manevi kurucusu idi. Bu nedenle burada yapılan ahşap eserlerin malzeme seçiminden, üslubuna, tekniğinden kullanım yerine kadar, ustalarla birlikte çalışarak ortaya çıkan eserlerin üretimine ciddi bir destek sağlamıştır. Sultan II. Abdülhâmid’in, bunlardan başka, sarayında önemli bir mobilya koleksiyonu olduğunu söyleyebiliriz. Kendisi de ahşap ustası olarak bilinen Sultan, sanatını geliştirmek için sarayına, imparatorluğunun içinden ve dünyanın çeşitli yerlerinden, marangozhanede kullanılacak teknik aletler, makineler, ham maddeler, kataloglar ve mobilyalar getirtmiştir.

Sultan II.Abdülhamid’in şehzadeliği döneminde başladığı marangozluğa padişahlığı boyunca devam etmiştir. Yabancı devlet adamlarına ahşaptan oyma eserleri hediye olarak göndermiştir. Bu onun hem sanatçı yönünü ortaya koymuş hem de çok boyutlu siyasi ilişkiler kurabilen yönünü görmemiz açısından önemli bir husus olmuştur. Yaşadığı dönem itibari ile siyasi ve politik kimliğinin yanı sıra sanatçı kimliğini koruyup geliştirmeyi amaç edinmiş ve gelecek nesile muazzam bir sanat kapısı aralayarak yaşadığı dönemin usta sanatçılarından biri olmuş olan Sultan Abdülhamid Han, her daim sanatı koruyup verdiği değerle bunu günümüze kadar taşımayı başarmış sanat alanında da önemli tarihi bir şahsiyet olma özelliğini korumuştur.

Sanatçı kimliğini ve sanatsever yönünü ele aldığımız Sultan II.Abdülhamid Han'ın marangoz ustalığını yerinde görmek isteyenler Süleymaniye'deki Eski İstanbul Müftülüğü, şimdiki Şeriyye Sicilleri Arşivi kütüphanesinin dolaplarına bakarak 19 ve 20. yüzyılın en iyi mobilya ustasının eserlerini görebilirler.

 

Kendisini sevgi,saygı ve rahmetle anıyoruz.

Türk İslam Sanatları Merkezi.


Devamı