Çini


Çini terimi günümüzde Türk Sanatında kilden duvar kaplaması olarak kullanılmak maksadıyla şekillendirildikten sonra geleneksel motiflerle süslenip pişirilerek elde edilen sırlı levhalar için kullanılmaktadır. Oysa bu terim önceleri çin fağfuri(porseleni) anlamına gelirdi; günümüzde çini denilen sırlı ürünlere ise kâşi denilirdi. Kâşi kelimesinin kaynağı taş ya da sert toprak anlamında kâş kelimesi olmalıdır. Zamanla bu terim yerine çini kelimesi kullanılır olmuştur.
Türk Çini Sanatı, Türk ve Osmanlı mimarisinde önemli bir yere sahiptir. Türk mimari örneklerinde kullanılan çini süsleme, bazen dışta kubbelerde ve minarelerde ayrıca iç mekânlarda duvarlarda bolca yer almıştır . Türklerde çini sanatının ilk örnekleri onların islamiyet öncesi dönemlerine aittir.

Türklerin islamiyeti kabul etmesi ve yerleşik islam devletleri kurmasıyla birlikte Türk Çini Sanatı Asya‟dan itibaren kurulan Müslüman Türk devletlerinde sürekli gelişme içerisinde olmuştur.

Osmanlı döneminde ise Selçuklulardan devir alınan çini sanatı prensipleri malzeme, teknik ve üslup özellikleri bakımından aşamalar halinde yeniliklerle geliştirilmiş ve sonuçta özgün Osmanlı Çini Sanatı özelliğini kazanmıştır. Osmanlılarda önemli çini merkezleri İznik, Kütahya, Bursa ve istanbul olmuştur.