Tezhib


Tezhip kelimesi dilimize Farsçadan geçmiş olup altın ve süsleme kelimelerinin bir arada kullanılması anlamına gelir.

Tezhip Sanatının ortaya çıkış ve gelişme sürecine bakacak olursak ; Kur’an ayetleri ve fermanlar gibi değerli yazıların kağıt ve levhalara işlenmesiyle manevi değeri göstermek amacı ile oluşmuştur. Tezhipin asıl maddesi altındır. Altın maddesine çeşitli renkler eklenerek hazırlanırsa farklı renklerde de kullanılabilir. Geçmiş dönemlere bakılacak olursa Kanuni döneminde en fazla kullanılan renk lacivertti. Aynı zamanda bu dönemde Osmanlı hanedanlarına ait kıyafetler de tezhip ile süslenmiştir.

Tezhip sanatı uygulama teknıklerı ; Klasik Tezhip , halkar , zerefşan , saz yolu , Şukufe ve münhani başlıca tekniklerdendir. 

 

 

ROKOKO SANATI
Fransızca'da “çakıl döşeme, çakıllık” anlamına gelen rocailles kelimesinden türetilmiştir; barok
sanatının takipçisi ve daha süslüsü olan bir üslûbu ifade eder. Bu üslûpta “S” ve “C” motifleri belirgin
biçimde birbirine bağlanarak sonsuza uzanan varyasyonlarla ve bunların dinamik etkileriyle hareketli,
canlı dekorlar meydana getirir.

XVII. yüzyılda bir çok Avrupa ülkesi gibi Fransa da İtalya'dan etkilenmiş ve Fransız sanatçıları barok
sanatı özellikle dekorasyon alanında kabullenerek Fransız rokokosunu oluşturmuşlardır. Fransız
rokoko sanatı daha ziyade bir iç dekorasyon tarzıdır. Türkiye'de rokoko, 1720-1721 yıllarında Paris
elçisi olan Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin yurda dönmesinden, Fransa Sefâretnâmesi adlı eseri
ile Fransa Kralı XV. 'nin gönderdiği ve devrin sanat özelliklerini yansıtan hediyeleri Sultan III.
Ahmed'e sunmasından sonra görülmeye başlanmış, kısa sürede Osmanlı sanatkârlarını etkisi altına
almıştır. Osmanlı sanatının klasik dönemine ait en görkemli eserlerinin arkasından gelen ve Batı'nın
etkisi ile alışılagelmişin dışında farklı manzaralar sergileyen rokoko tarzı çalışmalar önceleri sadece
Avrupa taklidi olarak görülmüş, ancak zamanla halk bu türe alışmış ve onu sevmiştir.

Osmanlılar'daki rokoko süsleme Avrupa rokokosuna benzemekle beraber ondan faklı olarak Türk
rokokosu denilen ve örneklerine daha çok mimari eserlerde, kitap tezhiplerinde, mezar taşları, ahşap,
madeni eşya ve kumaşlar üzerinde rastlanan ayrı bir üslûp oluşturmuştur.
Türk tezhip sanatının XVIII. Yüzyılın ortalarından itibaren Fransız rokokosunun tesiri altına girdiği
görülmektedir. Bu dönemde klasik kompozisyonlar yavaş yavaş terkedilmiş, kitap süslemelerinde “C”
ve “S” kıvrımlarından oluşan formlarla beraber kurdele ile bağlanan çiçek demetleri, vazolu çiçekler
gibi rokokonun yeni motifleri yer almaya başlamıştır.

Herhangi bir eğitim bilgisi girilmedi.